Bereket ayetleri
Kur'an, bereketi imana, takvaya, şükre ve istiğfara bağlar. Aşağıda rızık ve bolluğun anıldığı ayetleri Arapça aslı, okunuşu ve anlamıyla bulabilirsiniz.
A'râf suresi, 96
İman ve takvanın, gökten ve yerden bereketlerin kapısı olduğu
-
وَلَوْ أَنَّ أَهْلَ الْقُرَى آمَنُوا وَاتَّقَوْا
Velev enne ehle'l-kurâ âmenû vettekav
Eğer o şehirlerin halkı iman edip Allah'a karşı gelmekten sakınsalardı,
-
لَفَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَرَكَاتٍ مِنَ السَّمَاءِ وَالْأَرْضِ
le-fetahnâ aleyhim berakâtin mine's-semâi ve'l-ard,
elbette onlara gökten ve yerden bereketler açardık.
-
وَلَكِنْ كَذَّبُوا فَأَخَذْنَاهُمْ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ
ve lâkin kezzebû fe-ehaznâhüm bimâ kânû yeksibûn.
Fakat yalanladılar; biz de onları yaptıkları yüzünden yakaladık.
Talâk suresi, 2–3
Takva sahibine ummadığı yerden rızık verileceği
-
وَمَنْ يَتَّقِ اللَّهَ يَجْعَلْ لَهُ مَخْرَجًا
Ve men yettekıllâhe yec'al lehû mahracâ.
Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar
-
وَيَرْزُقْهُ مِنْ حَيْثُ لَا يَحْتَسِبُ
Ve yerzukhu min haysü lâ yahtesib.
ve onu hiç ummadığı yerden rızıklandırır.
-
وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ فَهُوَ حَسْبُهُ
Ve men yetevekkel alallâhi fe-hüve hasbüh.
Kim Allah'a tevekkül ederse, O ona yeter.
İbrâhîm suresi, 7
Şükrün nimeti artırdığı
-
وَإِذْ تَأَذَّنَ رَبُّكُمْ لَئِنْ شَكَرْتُمْ لَأَزِيدَنَّكُمْ
Ve iz teezzene rabbüküm le-in şekertüm le-ezîdenneküm,
Hani Rabbiniz şöyle bildirmişti: “Şükrederseniz andolsun size nimetimi artırırım;
-
وَلَئِنْ كَفَرْتُمْ إِنَّ عَذَابِي لَشَدِيدٌ
ve le-in kefertüm inne azâbî le-şedîd.
nankörlük ederseniz bilin ki azabım çok çetindir.”
Nûh suresi, 10–12
İstiğfarın yağmur, mal, evlat ve bolluk getirdiği
-
فَقُلْتُ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ إِنَّهُ كَانَ غَفَّارًا
Fe-kultü'stağfirû rabbeküm innehû kâne ğaffârâ.
Dedim ki: “Rabbinizden bağışlanma dileyin; çünkü O çok bağışlayıcıdır.
-
يُرْسِلِ السَّمَاءَ عَلَيْكُمْ مِدْرَارًا
Yursili's-semâe aleyküm midrârâ.
Üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin,
-
وَيُمْدِدْكُمْ بِأَمْوَالٍ وَبَنِينَ
Ve yumdidküm bi-emvâlin ve benîne
sizi mallarla ve evlatlarla desteklesin,
-
وَيَجْعَلْ لَكُمْ جَنَّاتٍ وَيَجْعَلْ لَكُمْ أَنْهَارًا
ve yec'al leküm cennâtin ve yec'al leküm enhârâ.
size bahçeler versin ve sizin için ırmaklar akıtsın.”
Hûd suresi, 6 (ayetin başı)
Her canlının rızkının Allah'a ait olduğu
-
وَمَا مِنْ دَابَّةٍ فِي الْأَرْضِ إِلَّا عَلَى اللَّهِ رِزْقُهَا
Ve mâ min dâbbetin fi'l-ardı illâ alallâhi rizkuhâ.
Yeryüzünde rızkı Allah'a ait olmayan hiçbir canlı yoktur.